Siteyi tavsiye et Ana sayfam yap Favorilere ekle

13 Mart 2018 Salı

MÜBÂREK (DİNİ) GECELER

Mübâ­rek ge­ce­ler, İslâm di­ni­nin kıy­met ver­di­ği ge­ce­ler­dir. Bu gecelerin önemi, hadîs-i şerîflerle de bildirilmiştir. Al­la­hü te­âlâ kul­la­rı­na çok acı­dı­ğı için, bâzı ge­ce­le­re kıy­met ver­miş, bu ge­ce­ler­de­ki duâ ve tev­be­le­ri ka­bul ede­ce­ği­ni bil­dir­miş­tir. Kul­la­rının çok ibâdet yap­ma­sı, duâ ve tev­be et­me­le­ri için bu ge­ce­le­ri se­bep kıl­mış­tır. Mü­bâ­rek ge­ce­le­ri ih­yâ et­me­li, ya­ni ka­zâ na­ma­zla­rı kıl­ma­lı, Kur’ân-ı ke­rîm oku­ma­lı, duâ ve tev­be et­me­li, sa­da­ka ver­me­li, Müs­lü­man­la­rı se­vin­dir­me­li, bun­la­rın se­va­bı­nı ölü­le­re de gön­der­me­li­dir. Af ve mağ­fi­ret için de çok yal­var­ma­lı­dır. Mü­bâ­rek ge­ce­ler şun­lar­dır:
Devamını Oku

5 Mart 2018 Pazartesi

Lâ tahzen! (Üzülme!)


Lâ tahzen! (Üzülme!)
İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme!
Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı?
O halde ne diye üzülürsün ey can?
Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..
“Derdim var” diyorsun;
Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun.
Sanma ki dert sadece sende var.
Şunu bil ki;
Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla.
Dert nerede ise deva oraya gider.
Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.
Soru nerede ise cevap oraya verilir.
Gemi nerede ise su oradadır.
Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
Dünya malı Allah’ın tebessümüdür: ona bak! Ama sarhoş olma…
Devamını Oku

27 Şubat 2018 Salı

Tapduk Emre'nin Nefs İle İlgili Sohbeti


Devamını Oku

22 Şubat 2018 Perşembe

Yavuz Sultan Selim Hân'ın İbretlik Hikayesi

Yavuz Sultan Selim Hân zamanında çok fakir bir adam, borçlarını ödeyemeyince zora düşmüş ve sabah soluğu Yavuz Sultan Selim Hânın yanında alır ve der ki:
— Sultanım, bana bir kese altın verecekmişsiniz.
Selim Hân merak edip sorar:
— Vereyim vermesine de, bir sebep söyleyecek misin?
— Ben, 63 yaşında, İstanbul eşrafından Mehmet. Zamanında çok zengindim Sultanım. Lâkin bir süre önce başıma gelen bir musîbet sonucu malımı, mülkümü, neyim varsa kaybettim. Borç batağından bir türlü kurtulamadım. Dün gece teheccüd namazı kılınca şöyle duâ ettim: “Yâ Rabbi! Beni eşime, çocuklarıma ve dostlarıma mahçup etme! Derdi veren de sensin, dermanı veren de... “Rüyâmda Resûlullah efendimiz sallâllahu aleyhi ve sellem geldi ve dedi ki: “Ey Mehmet! Hüzünlenme evlâdım! Yarın sabah saraya git, Selim’ime selâm söyle, sana bir kese altın versin!” Eğer bunun sebebini sorarsa; “Her gece okuduğu, benim rûhuma hediye ettiği 100 salevât-ı şerîfi dün gece okumayı unuttu. Okumadığı salevâtlar hürmetine seni mutlu etsin!” dedi. Bunu dinleyen, Selim Hân hemen bir kese altın çıkartıp verip der ki:
— Ne olur, tekrar söyle! Ne dedi Habîbullah?
Mehmet amca tekrarlar. Selim Hân, adama bir kese altın daha verince yine aynı şekilde bir daha anlatmasını ister:
— Ne olur, tekrar söyle! Ne dedi Habîbullah?
Böylece Selim Hân 17 kese altını da verince, yanında bulunan dostu Hasan Can söze karışır:
— Sultanım! Mehmet amca getirdiği haber vesîlesi ile mesut oldu. Aldığınız haberle siz de mesut oldunuz. İsterseniz Mehmet amcayı gönderelim, başı sıkıştığında tekrar gelsin, ne dersiniz?
Hasan Can adamı uğurlayıp döndüğünde Yavuz Selim Hânı yerde secde eder vaziyette görünce ona bişey oldu düşüncesiyle omzuna dokunur; Yavuz Sultan Selim başını kaldırıp ve sevinç içinde der ki:
— Duydun mu Hasan Can? Resûlullah efendimiz benim için “Selim’im” demiş, duydun mu? Binlerce şükürler olsun. Bizi bu şerefe nâil etti. Rabbime hamdolsun! Ey Hasan Can! Eğer sen o amcayı göndermeseydin, değil malımı mülkümü, tâcımı, tahtımı, sarayımı Resûlullah efendimizin bana “Selim’im” demesine fedâ edecektim...
Devamını Oku
Devamını Oku