Siteyi tavsiye et Ana sayfam yap Favorilere ekle

27 Ekim 2014 Pazartesi

Kıbrıs Şehidi Hala Sultan

Ümm-i Haram (r.anhâ) Resûlullah Efendimiz'in (s.a.v.) süt teyzesidir. Resûlullah (s.a.v.) zaman zaman ziyaretine gelirdi. Bir gün yine ziyaretine gelmişti. Teyzesi, Resûlullah'a (s.a.v.) yemek yedirdi ve başını taradı. Sonra Resûlullah (s.a.v.) bir müddet uyudu ve gülümseyerek uyandı. Ümm-i Haram (r.anhâ) dedi ki: "Yâ Resûlallah! Seni güldüren sebep nedir? diye sordum. Resûlullah (s.a.v.): "Rüyamda bana ümmetimden bir kısım mücahitlerin şu (gök) deniz ortasında -padişahların tahtlarına kuruldukları gibi- gemilere binerek Allah yolunda deniz harbine gittikleri gösterildi de ona gülüyorum." buyurdular. Ümm-i Haram (r.anhâ) dedi ki:
"Yâ Resûlallah! Beni de o (deniz) gazilerinden kılması için Allâh'a
dua buyursanız." diye rica ettim. Resûlullah (s.a.v.) da dua
buyurdular. Sonra Resûlullah (s.a.v.) bir müddet daha uyudu. Sonra
yine gülümseyerek uyandı. Bunun üzerine yine:
"Yâ Resûlallah! Seni güldüren sebep nedir? diye sordum. Resûlullah (s.a.v.):
Bu defa da önce dediği gibi:
"(Ümmetimden bir kısım mücahitler, -padişahların tahtlarına kuruldukları gibi- kara nakliyelerine kurulup) Allah yolunda (Kayser'in şehri Kostantîniyye'ye) gazaya gittikleri gösterildi." buyurdu. Ümm-i Haram (r.anhâ) dedi ki: "Yâ Resûlllah! Beni o (Kostantîniyye) gazilerinden kılması için Allâh'a dua buyursanız, diye rica ettim. Resûlullah (s.a.v.):
"Hayır, sen önceki deniz gazilerindensin." buyurdular. Ümm-i Haram (r.anhâ) Hz. Osman devrinde hicretin yirmi sekizinci senesinde o sırada Şam'da vali bulunan Hz. Muaviye kumandasında Kıbrıs seferine iştirak etmiş, gemilerden birine binmişti. Müslümanların ilk deniz seferi olduğu için Ashabın yaşlıları da iştirak etmişlerdi. Ümm-i Haram (r.anhâ) kocası Übade (r.a.) ile beraber gazaya iştirak ettiler. Kıbrıs'ta bindirildiği katırdan düşerek boynu kırılmış ve şehit olmuştur. Resûlullah'ın (s.a.v.) rüyası ve teyzesi hakkındaki duâsı tahakkuk etmişti.
Ümm-i Haram (r.anhâ) Kıbrıs'ta 'Hala Sultan' diye bilinmekte ve kabri Müslümanlar tarafından ziyaret edilmektedir.
Devamını Oku

18 Eylül 2014 Perşembe

Herkese İyilik Etmek

Dost düşman herkese iyilik yapmalı, ihsanda bulunmalı, başkalarının ihtiyaçlarını
görmelidir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: 
(Herkes, kendisine ihsân edeni sever. Bu sevgi, insanın cibilliyetinde yâni yaratılışında 
mevcûttur.) 
Nefsine düşkün olan, nefsinin arzûlarına kavuşmak için, yardım edenleri sever. Akıl 
ve ilim sâhibi ise, medenî insan olmasına yardım edenleri sever. Kısacası, tayyibler, 
iyiler, tayyibleri sever. Habîsler, şerîrler, fenâ kimseler, kötüleri severler. 
Bir kimsenin sevdiklerine, arkadaşlarına bakarak, onun nasıl adam olduğu anlaşılır. 
Dosta, düşmana, müslümana ve kâfire, herkese, tatlı dil ve güler yüz göstermelidir. 
Devamını Oku

17 Eylül 2014 Çarşamba

Surah Rahman - Mishary Rashid Al Afasy سورة الرحمن - مشاري العفاسي

Devamını Oku

Yusuf Islam - Ya Nebi Selam Aleyke

Devamını Oku

Şeyh Edibali’nin Osman Gazi’ye Nasihatı :

Şeyh Edibali’nin Osman Gazi’ye Nasihatı :

1 – Ey Oğul ! Beysin, bundan sonra öfke bize ; uysallık sana…Güceniklik bize; gönül alma sana… Suçlamak bize; katlanmak sana… Acizlik yanılgı bize; hoş görmek sana… Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana… Kem göz, şom agız, haksız yorum bize; bağışlama sana…
2 – Ey Oğul ! Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana..Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…
3 – Ey Oğul ! :İnsanlar vardır şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler. Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir. Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür. Hırsımız, bencilliğimiz...
Dünya bir garip han, bir hoyrat mekân;
İnsan bir garip varlık kabına sığmayan.
Hayat bir  yudum su, bir anlık rüya(n).!
Ömür  bir  kısa  yol   tekrarı  olmayan.!
4 – Bu yolda mezârımızı sonsuzluğa dikip; büyük yürümek ve büyük ölmek gerek. Bu yolda hırs, diken; benlik ve kibir, engeldir oğul. Sakın ha kendine takılmayasın ve kendinde boğulmayasın.
5 – Teklik sadece Allah’a mahsustur, tek başına karara durup hoyrat dünyanın dayanılmaz ağırlığını kaldırmayasın. İşlerini ehil kişilere danışarak tutasın, danışırsan yol alırsın, danışmazsan yolda takılıp kalırsın oğul.
Devamını Oku

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Kadir Gecesi’nin önemi nedir?

Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en kıymetli gecedir. Bazı âlimlere göre Mevlid gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Kadir Gecesi, bu ümmete mahsustur. Başka peygamberlere böyle faziletli bir gece verilmemiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allahü teâlâ, Kadir Gecesi’ni ümmetime hediye etti, başka ümmete vermedi.) [Deylemî]

Resulullah’a “sallallahü aleyhi ve sellem”, kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu. Uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü teâlâ ona bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’ni ihsan etti. Allahü teâlâ, (Kadir Gecesi senin ve ümmetinindir) buyurup Habibini ferahlandırdı. (İ. Malik)
Devamını Oku

22 Temmuz 2014 Salı

Bayram Namazı Nasıl Kılınır ?

Bayram namazının her iki rek'atindeki üçer adet fazla tekbirlere "zevâid tekbirleri" denir. Vâcip olan bu tekbirler, birinci rek'atte kırâatten önce, ikinci rek'atte kırâatten sonra alınır. Bayram namazı şöyle kılınır:

"Allah rızası için niyet ettim bayram namazı kılmaya" diye kalben niyet edip Allâhü Ekber diyerek iftitâh tekbiri alındıktan sonra eller bağlanır ve "Sübhâneke"den sonra imâm sesli, cemâat sessiz "Allâhü ekber" diyerek ellerini kulaklarına kaldırır ve yanlara salınır; yine eller kaldırılarak ikinci tekbir alır ve eller yanlara salınır; üçüncü tekbir alınınca eller bağlanır. İmam açıktan Fâtiha ve bir sûre veya üç âyet okur, cemâat dinler. Rükû ve secdeden sonra da ikinci rek'ate kalkılır.
İkinci rek'atte imâm önce Fâtiha sonra bir sûre veya üç âyet okur. Sonra birinci rek'atin başında alınan tekbirler bu kez kırâatın sonunda üç defa alınır ve eller hep yanlara salınır, Dördüncü tekbir ile rükûa gidilir, namaz tamamlanır.
Devamını Oku

18 Temmuz 2014 Cuma

ŞEVVAL AYI İCTİMA'I, RU'YET VE BAŞLANGICI

Şevvâl ayı, hac aylarının ilkidir. Bayram günlerinde salavât-ı şerîfe okunmalıdır. Bu ay içinde 6 gün nâfile oruç tutulur. Bu oruç, Şevvâl'in 12'sinden itibaren 17. gün (dâhil) tutulduğunda "eyyâm-ı biyz" da oruçlu geçirilmiş olacağından çok büyük sevâbı vardır. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), şevval ayından 6 gün oruç tutanların, senenin tamamını oruçlu geçirmiş olacağı müjdesini vermiştir. (Duâ ve İbâdetler, Fazîlet Neşriyat)
Hicrî Kamerî 1435 yılı Şevval ayı ictima'ı bugün (27 Temmuz Pazar) Türkiye saati ile 01.42'de.
Ru'yet ise yine bugün (27 Temmuz Pazar ) Türkiye yaz saati ile 15.50'dedir.

Hilâl'in görüldüğü yerler: Hint okyanusunun orta ve güney batı kısmında; Mauritus, Reunion, Tromelin Adası, Madagaskar, Komorolar Adaları, Glorioso, Aldabra Adaları, Juan de Nova adası, Afrika kıtasının güney ve orta kesimi, Mozambik, Malavi, Angola, Güney Afrika Cumhuriyeti, Atlas okyanusunun güney ve orta kısmın­daki adalar; Saint Helena adası, Ascention adası, Güney Amerika kıtası, Antarktikanın kuzey sahilleri.

Hilal; Türkiye, Almanya, Avusturya, Mısır, Fas, Cezayir, Tunus ve Arap yarım adasının orta ve kuzeyinden görülemeyecektir. Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere'den de görülemeyecektir.
Hilâlin görüldüğü günü takip eden 28 Temmuz Pazartesi günü de Şevval ayının 1'idir
Devamını Oku

BEDBAHT KİMDİR

Resûlullah (s.a.v) minbere çıkıyordu.
Birinci basamağa çıkınca "Amîn!" buyurdu. Sonra ikinci basamağa çıktı. Yine "Amîn!" buyurdu. Daha sonra üçüncü basamağa çıktı ve tekrar "Amîn!" buyurdu. Ashab-ı kiram sordular:
Yâ Resûlallah! Üç defa âmîn dediğinizi duyduk; bunun sebebi ne idi?
Cevaben şöyle buyurdu:
"Birinci basamağa çıktığımda Cebrâil (a.s.) geldi ve 'Ramazan ayına kavuşup bu ay çıktığında günahları bağışlanmamış olan kimse bedbaht olsun!' dedi; ben de Amîn, dedim.

Sonra (İkinci basamağa çıktığımda): 'Anasına, babasına veya ikisinden birine kavuşup onların rızasını kazanarak cennete giremeyen kimse bedbaht olsun!' dedi; ben de Amîn, dedim. Sonra (Üçüncü basamağa çıktığımda): 'Yanında senin mübarek ismin anıldığında sana salavât okumayan kimse bedbaht olsun!' dedi; Bunun üzerine ben de Amîn, dedim." (Tirmizî)
Devamını Oku